
Genç bir cilde kim sahip olmak istemez ki ? Yaşlanmayı önleyemeyiz ama hücre yaşlanmasına sebep olan etkenlere karşı savaşarak yaşlanmayı erteleyebiliriz. Hücre yaşlanmasını tanımlamaya çalışırsak , bu hücrenin biyosentez mekanizmalarının hata toplamıdır. Geri dönüşümü olmayan hatalar. Yani yaşlanma doku ve hücrelerin kendilerini yenileme yeteneklerinin , normal fonksiyonlarının ve yapılarının devam edebilmesi için gerekli işlemlerin , hasara karşı direncin ve tamirinin dereceli olarak azalmasıdır. Her gün nefes almak da dahil olmak üzere , yaptığımız aktiviteler hücrelerimizin hasara uğramasına sebep olan maddelerin oluşmasına imkan sağlamaktadır.
Hücre yıkımına , hücrenin yaşlanmasına sebep olan durumlar ;
Serbest oksijen radikalleri vücudumuz tarafından üretilmekle birlikte tütün kullanımı , güneş ışığı ve çevresel faktörler sayesinde dışarıdan da vücudumuza girerler. Bu serbest radikaller çok yıkıcı olabilirler. Özellikle protein , membranlar ve DNA üzerinde ciddi hasara yol açabilirler. Serbest radikaller bulundukları doku ile birleşerek dokuların fonksiyonlarını sürdüremez hale getirirler. Ancak vücudumuzda bunlarla savaşacak bir antioksidan mekanizması vardır. Antioksidan adı verilen maddeler serbest radikallerin zarar veren bölgelerini tutarak kendisini feda edip etkisiz hale getirirler. Yani antioksidanlar hücrenin serbest radikallere karşı koyma , savaşma yoludur. Bu durumda güçlü bir antioksidan sistemine sahip olmamız gerekmektedir. Tek hücreli canlılar bile güçlü bir savunma mekanizması oluşturmamış olsalardı canlı kalmaları mümkün olmayabilirdi. Antioksidan eksikliği ve lipofuskin pigmentinin artışı yaşlanmanın ilerlemesini sağlar. Lipofuskin pigmenti vücudun savunmasından sorumlu akyuvarlarında bol miktarda bulunmaktadır. Düzensiz ve sağlıksız yaşamak da vücudun direncinin kırılmasına yani akyuvar savunma mekanizmasının zayıflamasına böylece serbest radikallerin saldırısına karşı vücudun savaşmasına sebep olur.
Üzüm çekirdeği içeriğindeki proanthocyanidinler ile anti-aging ( hücre yenileyici ) , metabolizmaya destek ve antioksidan olarak bilinmektedir. Proanthocyanidinler güçlü bir antioksidant özelliğe sahiptir. Proanthocyanidince zengin ürünler yüksek oksijen radikal tutma kapasitesine sahiptirler ki bu durum hücre sağlığı için çok büyük önem taşımaktadır. Üzüm çekirdeği anti-aging olarak yaşlanma etkilerinden korurken cilt dokusunun elastikliğini de korur ve kırışıklıkları önler. Ayrıca yaşlanma etkilerini azaltabilmektedir.
Klinik araştırmalarda , resveratrol’ün yaşlanmaya başlayan hücrelerin yaşlanma sürecini %60 yavaşlattığı in vitro şartlarda gözlenmiştir.