Alternatif Tedavi
Menü Sol Ana Sayfa Mektuplar Ekibimiz Basında Biz Bize Ulaşın Menü sağ
   
 
Kanser Nedir
Kanser Belirtileri
Kanser Nedenleri
Kanser Çesitleri
Kanser Tedavisi
Bitkisel Kanser Tedavisi
Akciğer Kanseri
Beyin Tümörü
Böbrek Kanseri
Deri Kanseri
Karaciğer Kanseri
Mide Kanseri
Kolon Kanseri
Tiroit Kanseri
Mesane Kanseri
Meme Kanseri
Gırtlak Kanseri
Lenf Kanseri
Pankreas Kanseri
Prostat Kanseri
Rahim Kanseri
Testis Kanseri
Lösemi (Kan Kanseri)
 
 
Mesane Kanseri

MESANE KANSERİKanser kelimesi herkesi korkutan bir kelimedir. Ancak özellikle mesane kanseri bu kadar korkutucu olmamalıdır çünkü erken tanı ve tedavide genellikle tam olarak iyileşme söz konusudur. Genellikle 50-70 yaş arasında sıktır ve erkeklerde kadınlardan 3 misli daha fazladır.

Mesane (idrar torbası) idrarın birikmesi ve boşalmasını sağlayan organımız olup, mesaneyi oluşturan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasına da mesane kanseri denir. Eğer bu hücre çoğalması yalnızca mesanenin yüzeysel katmanı ile sınırlıysa buna yüzeysel mesane kanseri denir. Eğer hücre çoğalması derinleşip kas ve yağ tabakasına da geçerse buna derin (invaziv) mesane kanseri denir.

Mesane diğer bir ifadeyle, pubik kemiğin hemen arkasında, karnın en aşağı noktasındaki pelvisin ortasında yer alan kaslı bir torbadır. Mesane duvarında üç temel katman bulunur. İç mukoz zarı (mukoza), dairesel ve boylamsal lif kas katmanı ve dış katman periton.
Birincil mesane kanseri erkeklerde görülen kanserlerin yaklaşık yüzde yedisini kadınlarda görülen yeni kanserlerin ise yaklaşık yüzde üçünü kapsar. Geri kalan kısım ise lenf düğümlerine (bezler) yayılmıştır.
Mesane kanseri her zaman mukozada başlar. Erken safhalarda bu tabakada sınırlı kalır ve hücre içindeki karsinom olarak nitelendirilir. Kanser belli bir süre sadece mesanenin iç kısmına doğru ilerleme gösterir. Bu aşamada tespit edilmesi durumunda mesane açılmadan basit lokal tedavi ile iyileştirilebilir.
Bir sonraki aşama kanserin dışarı doğru, mesanenin kaslı tabakasının derinine yayılmasıdır. Aynı zamanda kanser iç yüzeyde daha da büyüyecek ve yanlara doğru yayılacaktır.
İlerleyen kanser peritonu veya mesanenin dış tarafındaki diğer dokuları istila etmek üzere mesane duvarından sağa doğru büyüyecektir. Kanser mukozada mahsur kaldığında uzaktaki lenf düğümlerine veya daha öteye yayılması mümkün değildir. Ancak mesane duvarı kası istila edildiğinde kanserlerin yaklaşık yüzde 13’ü de lenf düğümlerine yayılmış olacaktır. Neredeyse vakaların yüzde 90’ında kanser duvarı geçip mesaneyi çevreleyen dokunun içerisine girdiğinde lenf düğümlerine de yayılmış olur.

Erkek mesane kanseri olması riski kadınlardan üç kat daha fazladır. Amerika da her yıl yaklaşık kırk bin yeni mesane kanseri olayı teşhis edilir ve onbeş binden fazla ölümün sebebi bu hastalıktır. Mesane kanserii kırk yaşın altındakilerde pek görülmez. Bunun en azından çevresel faktörlerle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu hastalık sigara içenlerde boya, kimya ve lastik sanayiinde çalışan işçilerde daha fazla görülür.
Mesane Kanseri Nedenleri

Çoğu mesane kanserinin nedeni kesin olarak bilinememekte olup ancak bazı nedenleri bilinmektedir.
Bu nedenleri kısaca şöyle sıralamamız mümkündür:

  • Sigara içme yoluyla edinilen ve idrar ile vücuttan atılan tütün mamülleri katranları
  • Lastik üretiminde karşılaşılan bazı kimyasallar
  • Anilin boyalar, beta-naftilamin ve benzidin gibi belli başlı kimyasallar
  • Uzun süreli mesane iltihaplanması
  • Penasetin ve siklofosfamid gibi ilaçlar
  • • Afrika kökenli bir parazit hastalığı olan şiştozomiyaz. Mesanede taş oluşu.
  • Radyasyon

.
Mesane kanserinin gelişmesinde, pek çok faktöre işaret edilmiş ve çevresel karsinojenlerle ilişkili olan pek çoğunun endüstrileşmiş toplumlarda olduğu saptanmıştır. Mesane kanseri insidansındaki kısmi azalma, çevre şartlarını geliştirmeye yönelik çabaların yanı sıra muhtemelen tütün kullanımındaki azalma ile ilgilidir.

  • Sigara Kullanma:

Mesanin kansere yol açan iç koruyucu yüzeyindeki değişiklikler yavaş yavaş gelişerek oluşur. Bilinen nedenler arasında en önemlileri sigara içen kimselerde idrar yoluyla atılan alfa ve beta naftilamin maddeleridir. Aşırı sigara kullanımının erkeklerde vakaların yarısında kadınlarda ise vakaların üçte birinde neden faktörü olduğuna inanılmaktadır.
Sigara yüzünden mesane kanseri riskinde iki ila beş misli artışla, sigara kullanımı bugün endüstrileşmiş ülkelerde mesane kanserinin birincil sebebi olarak görülmektedir. Endüstrileşmiş ülkelerde kanserlerin %25'i sigara yüzünden ortaya çıkmaktadır. Sigara kullananlar kullanmayanlara oranla, tümörlerin tekrarının yüksek insidansının yanı sıra, daha kötü seviye ve derecedeki tümörlere de maruzdurlar. Kanser ve sigara arasındaki nedensel bağlantı, bildirilenlere göre mesane kanserinde akciğer kanserinden daha fazladır.

  • Mesleki Maruziyet:

Mesane kanseri ve iş maruziyeti arasındaki yüksek ilişki, 1.7 ila 8.8 arasında değişen göreceli artmış bir risk ile beraber, aromatik aminlere maruz kalan anilin ile boyama yapan işçiler arasındadır.Özellikle lastik, petrol, deri ve boya endüstrilerinde mesleki kimyasal maddelere maruz kalma erkeklerde görülen vakaların yaklaşık yüzde otuzunun nedeni olması olasıdır.

  • Beslenme ile İlgili Faktörler:

Kafeinin mesane kanseri ile ilişkisi vardır, ancak bu ilişkinin tanımlanması, kafeinin geniş çaplı kullanımın yanı sıra sigara gibi değişik pek çok karsinojenle olan ilişkisi yüzünden zordur. Suni tatlandırıcıların da etkisi olduğuna işaret edilmekle beraber, yapılan araştırmalar aşırı dozu içermiştir ve bu ilişkiyi açığa kavuşturma yolundaki son çabalar da başarısız olmuştur.

  • İlaçlar:

Özellikle renal pelvis tümörleri ile ilişkili fenasetin (İngiltere'de resmi izin verilmemiş) dahil, belirli ilaçlar mesane kanseri ile ilişkilendirilmiştir. Yüksek oranda kas-invazif tümörü ve maruz kalması ile teşhisi arasında kısa bir dönem (6-13 yıl) olan mesane kanserli hastalarda, hem hayvan hem de insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda Siklofosfamid de mesane kanseri ile ilişkilendirilmiştir. 2-merkaptoetansulfonik asit (mesna)'nın profilaktik uygulaması, hem siklofosfamidle ilişkili sistitleri hem de kanseri önleyebilir.

  • Radyasyon:

Servikal kanser veya tiroid hastalığı için uygulanan radyoterapi, mesane kanseri riskinde sırasıyla üç ve dört misli artışla sonlanabilir.

  • Kronik Enfeksiyon/Enflamasyon:

Spinal yaralanması olan hastalarda, içe yerleştirilmiş suprapubik kataterler aracılığıyla olan kronik enfeksiyon veya enflamasyon, özellikle skuamöz hücre kanseri olmak üzere, mesane kanserinin artmış insidansı ile ilişkilendirilmiştir. Şistozoma haematobium organizmasının yol açtığı şistosomiazis, mesane kanserine en sık sebep olduğu Mısır bölgelerinde %70 gibi yüksek bir oranda mesane kanseri insidansı ile ilişkilendirilmiştir.

  • Kromozomal Değişiklikler:
Giderek artan bir şekilde, genetik değişiklikler mesane kanseri ile ilişkilendirilmektedir. Bunlar arasında başlıca olanı, p53 ve Rb (Retinoblastoma geni) tümör supresör genlerindeki değişikliklerdir. Böyle değişiklikler, çoğunlukla ileri derece ve aşamadaki tümörlerde gözlenir. Ayrıca, mesane kanserlerinin neredeyse tamamında, kanser hücreleri 9 numaralı kromozomun uzun kolunun bir kısmında yoksunluk göstermektedir. Pek çok mesane kanseri de 11 ve 17 kromozomlarının kısa kollarında yoksunluk göstermektedir.Varsayımlara göre bu kromozomlardaki baskın genlerin kayboluşu kanserin nedeni olabilir.
Mesane Kanseri Belirtileri

Mesane kanserinin belirtilerini kısaca şöyle sıralamamız mümkündür:
-İdrarda kan;
-İdrar yapmada zorluk;
-Pelvik sancı (ön ve yanlardaki kalça kemiklerinde sancı);

Mesane kanseri idrarda ağrı olmaksızın kan gelmesi (hematuri), sık sık idrara çıkma ihtiyacı veya idrarda görülen irin ve idrar sırasında yakıcı acı duyma ile kendisini gösterir. Bu belirtiler genellikle daha az ciddi olan diğer durumların göstergesidir fakat özellikle yaşlı insanlarda ilk kez meydana geldiğinde ciddiye alınmaları gerekir.
Bu belirtilerin her zaman araştırılması gerekir. Bazen ağrının sebebi tümördeki kanama nedeniyle kan pıhtılarının idrarda tutulmasıdır. Ağrı kanserin o bölgedeki sinirlere yayılmasından da kaynaklanabilir.

İlerlemiş mesane kanseri bulunan kişiler tümörün bölgesel veya daha uzak bölgelere yayılmasından kaynaklanan semptomlar taşıyabilirler. Sırtın alt tarafında ağrı, idrar borularının (idrarı böbreklerden mesaneye taşıyan borular) tıkanması veya ikincil kanserden kaynaklanan kemik ağrısı görülebilir. Nadiren de olsa mesane bölgesinde hissedilebilecek bir kitle olabilir.
Mesane Kanseri Tedavisi

Tedaviyi kısaca şöyle özetleyebiliriz:


1)Yüzeyel mesane tümörleri:Tümör mesane iç yüzeyini geçmemiştir. Tümörün çıkarılması ve mesane içi ilaç verilmesi ile tedavi yapılır.

2)Derine işlemiş mesane tümörleri:Tümör Mesane adele tabakasına girmiştir. Mesanenin çıkarılması ve/veya ışın tedavisi ve ilaç tedavisi ile tedavi yapılır.

3)Uzak yayılımlı mesane tümörleri:Tümör mesane dışına taşmış ve uzak organlara sıçramıştır.Mesane genellikle çıkarılmaz İlaç tedavisi
Tedavi tümörün yayılma derecesine göre değişir.Eğer tümör mesane iç yüzeyini döşeyen hücreleri aşmamışsa özel bir endoskopik donanım kullanılarak çıkarılır.Bu alete rezektoskop denir.Sistoskopa benzer yapıda fakat daha kalındır.Alt idrar yolundan girilerek idrar kesesi içinde tümör görülür ve elektrik akımıyla çalışan bir kesici kullanılarak kazınır ve çıkarılır.İşlem esnasında tümör dışındaki alanlardan da doku örneği alınır.
Tümör çıkarıldıktan sonra tümörün ne tip olduğu ve idrar kesesi adele tabakasına ilerleme durumu ,mikroskop altında incelenerek ortaya konur.Normal görünümlü alanlardan alınan parçalar da incelenir.Bu alanlarda da normal görünüme rağmen tümör hücreleri bulunabilir.
Yapılan incelemeler sonucu tümörün ilerleme ve nüks etme riski anlaşılmış olur. Bu bilgiler tedavi seçimi için yol göstericidir.
Tümörün bu şekilde çıkarılmasına 'transuretral mesane tümörü rezeksiyonu' denir.İşlem tamamlanınca idrar yoluna bir sonda takılarak idrar drenajı sağlanır.Böylelikle mesane içinde oluşan yaranın iyileşmeye başlaması ve kanamanın durması sağlanmış olur.
Bir kaç gün sonra idrar sondası çıkarılır.Sonda çıktıktan sonraki birkaç gün idrarda yanma ve sık idrar olabilir.Bazen idrarda kanama ortaya çıkar.Bu problemler geçicidir ve kısa süre sonra normale dönüş olur.

Yüzeysel mesane kanserindeki tedavi genellikle tümörün kendisinin alınması şeklindedir. Bunun için büyük bir ameliyat gerekmez, çünkü cerrah tümörü bir sistoskop aracılığıyla alınabilir.
Yüzeysel tümörün alınmasından sonra biyopsiyi ihtiva eden sistoskopik değerlendirme her 3 ile 6 ayda bir kanserin yeniden oluşup oluşmadığını belirlemek için yapılır. Eğer bu olay yinelenirse, tümör yeniden sistoskopi ile alınabilir. Ancak bu sefer gelecekteki mesane kanseri olasılığını azaltmak için kanserle mücadele edici ilaçlar verilir.
Eğer hastalık mesane kasları ve yağ dokusunu kaplarsa mesanenin kendisinin, erkeklerde de prostat bezinin de birlikte olmak üzere, alınması gerekir. İlerlemiş mesane kanseri olan kadınlarda da yumurtalıkların, rahmin ve vajinanın bir kısmının alınması gerekir.
Mesanenin alınması, idrarın geçeceği bir açıklığın yaratılmasını gerektirir. Bunu yapmanın değişik yolları vardır. En başarılı olan tekniklerden birinde üreterler, bir parça bağırsaktan yapılmış yapay bir mesaneye bağlanırlar. Yani mesane göbeğin yan tarafından vücudun iç kısmına tutturulur. Daha sonra idrarı giysilerin altından vücut üzerinde bir torbaya boşaltmak üzere karın duvarından bir delik açılır. Buna ileal kanal işlemi denir.
Bazı hekimler, invazif (yayılma gösteren) mesane kanseri için bu operasyondan sonra radyasyon terapisi ve kemoterapi önerirler. Tümör lenf ise kemoterapi kullanılabilir. Metastatik hastalığı (diğer organlara yayılan kanser) olan şahısların %30 ile 70 i arasındaki kısmında kemoterapi kanserin yayılmasını kontrol altına almak ve ağrıyı hafifletmek açısından faydalıdır. Ancak bunun yararı 6 aydan daha fazla sürmez ve kanser bu süreden sonra ilerlemeye devam eder.
Mesanenin ameliyat ile alınması veya radyasyon terapisi ile devam eden kemoterapinin bir kombinasyonu yayılma gösteren (invasiv) hastalığı olan şahısların bazılarında yaşamı uzatır.


Hastaların büyük çoğunluğunda ilave tedaviler gerekmektedir. Mesane tümörleri çoğunlukla ameliyat sonrası ilk 6 ayda nüks eder.Bu nedenle 3ncü ayda sistoskopi ve idrarın sitolojik incelemesi yapılır.Kritik süre aşılınca takip aralıkları açılabilir.
Tümörün tekrarlama riskinin yüksek olduğu anlaşılmışsa ,idrar kesesi içine ilaç vererek yapılan tedaviler uygulanır.Bu işlem, idrar yolundan mesaneye konulan ince bir tüpten ilacın verilmesi ve 2 saat kadar ilacın içeride tutulması ile uygulanır.
Bazı hastalarda tümör idrar kesesinin adele tabakasına kadar ilerlemiş haldedir.Bunlarda tümörün kazınması ve mesaneye ilaç verilmesi yeterli olmaz.Mesanenin tümüyle veya kısmen çıkarılması gerekir.Bu ameliyata sistektomi denir.Bazen buna ilaveten ışın tedavileri ve kemoterapötik ilaç (kansere karşı kullanılan ilaçlar) tedavileri kullanılır.
Ne yazık ki bazen tümör lenf bezlerine ve uzak dokulara (örneğin akciğer,kemik,beyin)yayılabilir.Bu hastalarda tümörün çıkarılması tedavi gerçekleşmez ve kanserlerin ilaçla tedavisinde uzmanlaşmış hekimler tedaviyi üstlenerek kemoterapi tetikleri uygularlar.Bu uzmanlık dalına onkoloji denir.

Mesane Kanseri Bitkisel (Alternatif) Tedavi
Alternatif Bitkisel Mesena Kanseri Tedavisinde XP TONIC SLS' Türkiyede ve Dünyada geliştirilmiş en etkili çalışmadır. Klasik Tıbbın yetersiz kaldığı noktalarda immün sistemin direncini arttırarak evrimini tamamlamış insan bedeninin savunma sistemini harekete geçirmesinisi sağlar.


 
Kanser Tedavisi
Beyin Tümörü Tedavi
 
 
 
 

 
 
Ana sayfa Mektuplar Ekibimiz Basında Biz Bize Ulaşın

© 2009 Her hakkı Kanser Tedavi Ekibine Aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz ve çoğaltılamaz. Bu sitedeki içerikler bilinçlendirme amacı ile, araştırmacı doktorlar tarafından, önemli araştırmalar sonucunda kaynağı güvenilir ortamlardan derlenmiştir.