
ROMATİZMA ; hareket sistemini oluşturan kemiklerin eklem yüzlerinde , eklem bağları ile eklem kapsüllerinde , hareketimizi sağlayan kaslar ve tendonlarında oluşan ağrıları tanımlayan genel bir terimdir. Sınırları geniş olduğu için artrit veya artritik sendrom kapsamını da içine alır. Bu nedenle romatizma tanımı içinde bulunan hastalıklar fibromiyalji , bel ve boyun ağrısı , tenisçi dirseği gibi bölgesel veya yaygın hastalık tipleri de aynı kapsamda yer alırlar. Romatizmal hastalıklar , yukarıda tarifi yapılan tüm hastalıkları kapsar. Yaklaşık 150 civarındaki hastalık , bu isim altında toplanır. Romatizmal hastalıkların en sık görülenleri şöyle sıralanabilir.
Romatizmal hastalıkların ortaya çıkış nedenlerini, 1.) ihtihabi olanlar , 2.) iltihabi olmayanlar başlıklar altında inceleyebiliriz. Bunlar dışında nedeni bilinmeyen romatizmal hastalıklar da bulunmaktadır.
İltihabi olanlarda yine üç ana başlık altında incelenir.
İltihabi olmayan romatizmal hastalıklarda ise bazı metabolik bozukluklar , mekanik zorlamalar , eklem travmaları vs. gibi nedenlerle oluşan eklem yüzü kıkırdağı aşınması ön plandadır. Eklem kenarlarında reaksiyoner kemik çıkıntıları veya deformasyonlar oluşur. Bu romatizmaya en iyi örnek Artroz ( eklem kireçlenmesi) dur.
Romatizmal hastaların en çok şikayeti ağrıdır. Hastaları doktora gitmeye zorlayan başlıca şikayettir. En sık eklemler , kaslar , yumuşak doku ve iç organ ağrıları görülebilir. Ağrı şiddeti en hafiften en şiddetliye kadar değişebilir. Ağrıdan sonra gelen şikayet ve belirti , şişliktir. Bu belirti en çok eklemlerde ve çevresindeki yumuşak doku da ortaya çıkar. Romatizmal hastalığın cinsine ve ağrı şiddetine bağlı olarak hareket kısıtlığında ortaya çıkabilir. Bu kısıtlıklar hastanın günlük yaşamını , veya çalışma yaşamını olumsuz etkiler.
Hastalık yeterli tedavi edilmezse veya ihmal edilirse hastalık ilerleyerek anatomik şekil bozukluklarına sebep olur , bu da hastanın bozulmuş olan yaşam kalitesini ileri ölçüde bozabilir. Romatizmal hastalıkların tedavisinde ilaç tedavisi yanında fizik ve rehabilitasyon tedavileri , ilerlemiş hastalıkta çeşitli ortopedik cerrahi tedaviler kullanılır. Kullanılan ilaçlar , ağrı azaltıcı – kesici analjezikler , iltihabi gelişmeyi önleyen antienflamatuar ve kortizon grubu ilaçlardır. İltihabi romatizmal hastalıkların akut dönemlerinde ise uygun antibiyotikler kullanılır.
Diğer taraftan , antiromatizmal ilaçlar olan non-steroid antienflamatuar ilaçlar ve steroidler ( kortizon ) , mide barsak kanalında ciddi komplikasyonlara ( ülser kanama ) sebep olabilirler. Bunların uzun süreli kullanımlarında mutluka mide koruyucu ilaçlarla ve doktor kontrolünde kullanılmalar gerekmektedir. Alternatif ve/veya tamamlayıcı bir tedavi yöntemi de bitkisel tedavi ( fitoterapi ) dir. Bitkisel ürünler , hem geniş spectrumlu antibiyotik özellikleri , hem de iltihap geriletici ( antiinflamatuar ) özellikleri ile dozunda kullanıldıklarında komplikasyonsuz bir tedavi alternatifi oluştururlar. Uzun süreli kullanımlar fitoterapi için bu özellikleri ile mümkün bulunmaktadır.
SİYATİK SİNİRİ – SİYATALJİ
Siyatik siniri , vücudun en uzun ve kalın siniridir , ortalama bir erişkin küçük parmağı kalınlığındadır. Bel bölgesinde omurilikteki bir çok lifin birleşmesi ile oluşur , leğen kemiği bacağımızın arkasındaki kaslar arasından inerek uç dallarına ayrılır. Bu sinir içinde hem motor ( hareket sağlayıcı ) hem de duygusal ( sensitif )sinir lifleri bulunur. Her sinirde olabileceği gibi siyatik siniri çıktığı merkez olan omurilikten , ulaştığı uç noktalara kadar herhangi bir baskı veya travmaya maruz kalırsa bunu ağrı duyusu olarak algılamamızı sağlar. Siyatik siniri , en çok omurlar arasındaki yastık görevi gören disklerin fıtıklaşma neticesi incelmesi veya fıtık uzantısının sinire basısı , ayrıca omurga kemiklerinin kireçlenmesi , tümörleri , omurga alt bölümünün doğuştan veya sonradan olma değişiklikleri ( lumbalizasyon , sakralizasyon , travmatik veya tümöre bağlı kırıklar ) vs. sebeplerle bası altında kalarak içindeki duygusal lifler aracılığı ile bunu beyine iletir. Bu nedenlerle oluşan , ve bacağın arka yüzünden topuğa kadar olan bölgede duyulan ağrılara siyatik ağrısı ( siyatalji ) adı verilir. Ağrının karakteri , kendisini meydana getiren olguya uygun olarak belirir. Bu , muayene eden uzman hekimin ağrının oluş nedenini anlamasına yardım eder.
Siyataljinin en sık görülen nedeni , bel onarıları arasındaki yastık görevi gören disk şeklindeki oluşumların dejenere olarak fıtıklaşması ve siyatik siniri liflerine bası yapmasıdır. Bunun sonucu duyulan ağrı , önce hafif şiddette başlar , fıtığın yayılması ve baskıyı arttırması sonucu dayanılmaz ağrılara kadar ulaşabilir. Bu arada bası altındaki sinir liflerinin bacakta ulaştığı uç noktaları da bölgesel duyusal bozukluklar veya kas güçsüzlükleri yani hareket bozuklukları ortaya çıkar.
Tanı ; Uzman doktorun hastalık hikayesi sorgulama ve fizik muayenesi sonrası yapılan Bilgisayarlı Tomografi veya MR ( manyetik rezonans ) görüntülerini incelemesi ile siyataljiye neden olan lezyon ve bunun boyutu ortaya konulur. Bu değerlendirme sonucu ilaçla tedavi , fizik tedavi veya bunların kombinasyonları ilk etapta ve hafif olgularda uygulanacak tedavilerdir. İncelemeler sonucu ağrının geri dönülemeyecek nitelikte bir sinir basısı olduğu ve sinirin bu basıdan zarar göreceği düşünülürse basıyı ortadan kaldıracak ameliyata karar verilir.